Şüphesiz ki bir kedi sahiplenmek dünyanın en güzel şeylerinden biridir. Fakat yeni bir evde geçireceği ilk 24 saat kediler için stresli olabilir. Minik dostuna güven vermeye çalışarak kaygısını büyük ölçüde azaltabilirsin. Peki, nelere dikkat etmeli ve nasıl davranmalısın? Her şeyden önce bilmen gereken bir şey var: Yeni ev arkadaşınla ilginç bir 24 saat seni bekliyor! 

İlk Adım: Eve Yolculuk

Öncelikle kedilerin meraklı birer gezgin olmadığı su götürmez bir gerçektir. Dolayısıyla seyahatten ve yolculuktan pek hoşlanmazlar ve bu gibi durumlarda son derece stresli olurlar. Ancak ev yolculuğunu kedin için daha az stresli hale getirmek mümkün. Yeni kedinin stresini en aza indirmek için ilk olarak kediyi taşıyacağın çantanın, havalandırma açısından iyi, kaliteli ve rahat olması gerekiyor.

Buna ek olarak mümkünse kedinin önceden üzerinde yattığı minik bir yastık veya yatak varsa bunların bir parçasını çantanın içine yerleştirmelisin. Zira kedinin önceden aşina olduğu bu koku, ona güven verecek ve stresini azaltacaktır. Bunların yanı sıra eve dönüş yolculuğunun sessiz ve gürültüsüz olması da oldukça önemli. Çünkü fazla ses ve gürültü kedilerin daha fazla strese girip, korkmasına neden olabiliyor. 

Son olarak: Evin bir köpeğin varsa, en azından ilk 24 saat için olabildiğince uzak tutmalı ve mümkünse küçük yaramaz ve bir o kadar da gürültülü çocuklardan kaçınmalısın. Tüm bunları sağlayabilirsen kedilerle yaşam macerasına başarılı bir giriş yapabilirsin. Tabi, bundan emin olmak için biraz erken! 🙂 

İlk Birkaç Saat: Sessiz ve Güvenli Bir Alan Oluşturun

Saklanan kedi

Kediniz eve ilk girdiği andan itibaren dikkati son derece açık olacaktır. Zira tedirginlik hali bir süre daha devam edecek. Dolayısıyla ev içerisinde çok fazla uyarıcı şeyler (yüksek ses, aşırı ışık, fazla dağınıklık, başka bir evcil hayvan vs.) olmamalıdır. En azından ilk gün, kedilerin bunalmalarını önlemek adına sessiz bir odada kendi hallerine bırakılmaları önerilir.

Odayı belirlerken, başka evcil hayvanların bu alana girmediğinden ve odanın sessiz, rahat ve huzurlu bir ortama sahip olduğundan emin olun. Ek olarak; odanın içine veya odaya yakın bir noktaya, mutlaka, temiz su ve tuvaletini yapabileceği kum ile dolu bir kedi tuvaleti bırakın. Bu aşamada mama verilmesi pek önerilmez. 

Ayrıca oda içinde kedinin saklanabileceği alanların olması her zaman daha iyidir. Zira kendisi kuytu köşeye saklanmak isteyecektir. Eğer oda içerisinde, kedinizin, altına veya arkasına saklanabileceği yatak veya kanepe gibi bir şey yoksa kapalı bir kutu ile bir saklanma alanı yaratabilirsiniz.

Gerekli tüm koşulları sağladıktan sonra, kedinizi taşıdınız çantayı, odaya yerleştirin ve hazır olduklarında çıkmaları için bırakın. Bu aşamada kediniz istemediği sürece onunla bir etkileşime girmeye çalışmayın. Zira kedinin stresi büyük ihtimalle devam edeceği için onunla bir etkileşime girmeye çalışmak, sonraki süreçte de başarılı bir bağ kurmayı engelleyebilir. Dolayısıyla kedinizi asla bir şeylere zorlamayın.

Birkaç Saat Sonra: Mama Zamanı! 

Kedinize, yeni evinde en az iki üç saat geçirdikten ve eve yavaş yavaş alışmaya başladıktan sonra mama vermeniz daha doğru olacaktır. Zira ilk anlarda mama verilirse, aşırı stres altında olan kedinizin kusmasına veya mide rahatsızlığı yaşamasına neden olabilir. Esasen kediniz aşırı stres altındayken ilk bir iki gün boyunca yemek yemeyebilir. Bu gayet olağan bir durumdur.

Genelde en fazla iki gün sonra kediler yeni ortamlarına alışıp, mama yemeye başlarlar. Dolayısıyla bu durum iki günden fazla sürmedikçe endişe etmenize gerek yoktur. Siz yine de ilk birkaç saat sonra kedinizin saklandığı odaya ya da odaya yakın bir noktaya bir kap içerisinde mama bıraktığınızdan emin olun. Zira kedilerin ne zaman ne yapacağı pek belli olmuyor!

Ortalama 6 saat sonra: Aileyle Tanışma!

Kedilerle Tanışma

Kedinizin yeni çevresine alışması ve birkaç saat sessiz bir ortamda yalnız kalması için ona izin vermeniz en ideal yaklaşım olacaktır. Kedinizle etkileşime geçmek ve bir bağ kurmak istiyorsanız, bunu yavaş yavaş ve olabildiğince sakin bir şekilde yapmalısınız. Bu aşamada kedinizin saklandığı odada vakit geçirebilirsiniz.

Vakit geçirmek adına sessizce kitap okuyabilir ya da sessiz bir TV programı izleyebilirsiniz. Böylece başka bir şeyle meşgul olduğunuzu gören kediniz, kendisini daha özgür hissedip, saklandığı yerden çıkarak etrafınızda dolaşmaya ve size yaklaşmaya başlayabilir. Bu noktada fazla müdahale etmemeniz gerekir. Yani kısaca kedinizi kendi haline bırakmanız her zaman daha iyi sonuç verir.

Odaya girdiğiniz an, kediniz saklandığı yere geri girerse, onu oradan çıkması için zorlamayın. Hazır olduğunda kendisi zaten çıkacaktır. Kediniz size yaklaşırsa, aranızda pozitif etkileşimler oluşturmak için ona lezzetli bir ikramda bulunabilirsiniz. Ödül maması gibi…

Bunun yanı sıra onunla yumuşak ses tonuyla iletişim kurmaya çalışın ve sabırlı olun. Kediniz bacaklarınıza sürtünürse bu sizi benimsemeye başladığı anlamına gelir. O halde bravo başardım, diyebilirsiniz! Bu gerçekleşene dek sabırlı olmayı sürdürün. 

Eğer ve çocuklarınız varsa, onları önceden uyarmalı, kediyi kovalamamaları veya sinirlendirmemeleri gerektiğini söylemesiniz. Çocuklarınızın yalnızca kedi onlara yaklaşırsa etkileşime girebileceklerini anladıklarından emin olmalısınız. Aksi takdirde kediniz üzerinde yeni bir baskı hissedip, çok daha fazla strese girebilir.

12 Saat Sonra: Oyuncakların Tanıtımı

Kediniz sizinle ve aile üyeleriyle gönüllü olarak etkileşime girmeye başladıysa, kedinizin oyun oynamak isteyip istemediğini anlamak adına bazı kedi oyuncaklarını ona tanıtabilirsiniz. Kediniz ilk önce oyuncakları koklayıp, ne olduğunu anlamaya çalışacaktır.

Bir süre oyuncakla vakit geçirmesine izin verin. Buna ek olarak, oyuncakların kedilerin ilgisini çekecek türde olduklarından emin olun. Eğer kediniz hala stres halindeyse, oyuncaklar birkaç gün daha beklemek zorunda kalabilir! Bu durum, kedinizin biraz daha yalnız kalması gerektiği anlamına gelir.

İlk 24 Saatte Yapılmaması Gereken Riskli Davranışlar

Kedilerle yaşam

Yukarıda sıraladığım her şey olabildiğince yavaş ve sessiz bir şekilde uygulanmalıdır. Çok hızlı ve gürültülü bir şekilde kedinize yaklaşmanız halinde, bu durum ek strese neden olarak, kötü bir ilk deneyime yol açabilir ve ileriki süreçte işleri daha da zorlaştırabilir. Sizler, kediniz rahatlayana ve kendini güvende hissedene dek ek bir baskı oluşturmamalısınız.

Zira kediniz kendisini iyi ve rahat hissettiğinde zaten kendiliğinden saklandığı yerden çıkıp, sizi tanımaya çalışacaktır. Bu süreçte de sakinliğinizi koruduğunuzdan, dost olduğunuzu ve ona zarar vermeyeceğinizi hissettirdiğinizden ve varsa çocuklarınızı yeteri kadar bilgilendirdiğinizden emin olun.

Dikkat: Diğer Evcil Hayvanlarla Tanışma

Kedilerin, aynı evde yaşayan diğer kedi veya kedilerle tanışma süreci zamana yayılmalı, tanışma hemen gerçekleştirilmemelidir. Bir evi paylaşan kedilerin birbirlerine tam olarak entegre olması bazen haftalar, hatta aylarca sürebilir. İlk günlerde, aşamalı tanıtımlar başlamadan evvel, onları birbirinden ayrı tutmak en mantıklısı olacaktır. Zamanla bu durum da kendiliğinden çözüme kavuşacaktır.

Eğer evde evcil bir köpeğiniz varsa tanışma yine kademeli olarak gerçekleşmelidir. İlk aşamada köpeğinizi tasma yardımıyla tutmalı ve kedinizin kendisini tehdit altında hissettiği an kaçabileceği bir alanı olduğundan emin olmalısınız. Böylece stres düzeyini biraz daha indirebilirsiniz. Daha küçük evcil hayvanlarınız varsa, onları güvenli ve emniyetli bir alanda tutmalısınız.

Ayrıca kedinizin bulunduğu odaya girip, girmediklerinden emin olmalı ve mümkünse odaya girmelerine izin vermemelisiniz. Özellikle kuşlar ve kemirgenler gibi kediniz için doğal av sayılabilecek evcil hayvanlar, hem kedinizin hem de küçük hayvanlarınızın aşırı derecede uyarılmasına neden olabilir. Ayrıca kediniz, küçük evcil hayvanınız için de bir stres kaynağı olabileceğinden bu tanışmayı olabildiğince ertelemeye çalışın!

Dikkat: Cam, Balkon ve Kapı Sorunsalı 

Bir kedi ile aynı evi paylaşmaya karar verdiyseniz, öncelikle balkon, kapı ve camlarınızın korunaklı olduğundan emin olmalısınız. Çünkü kediler bazen bir kuşun bazen de bir kedi sesisin peşinden atlayabilirler. Ve maalesef her zaman dört ayak üzerine düşmezler.