Köpeklerde Antibiyotik Kullanımında Bilinmesi Gerekenler

20 Şubat 2022
1123
Köpeklerde Antibiyotik Kullanımında Bilinmesi Gerekenler

Antibiyotikler, köpeklerde bakteriyel,  mikoplazma, riketsial ve protozoal bir çok mikroorganizmanın oluşturduğu enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılır.  Köpekler için  en yaygın reçete edilen ilaçlar arasındadır. Enfeksiyonlar deri, ağız, gözler, kulaklar, idrar yolları, akciğerler, böbrekler, karaciğer ve diğer bütün organlar dahil olmak üzere vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Birçok farklı antibiyotik türü ve birçok farklı sınıf antibiyotik mevcuttur. Her sınıf antibiyotik bakterilere karşı farklı şekilde çalışır.

Köpeklerde Yaygın Olarak Kullanılan Antibiyotikler

  • Amoksisilin
  • Amoksisilin/Klavulanat
  • Ampisilin
  • Sefaleksin
  • Enrofloksasin
  • Metronidazol
  • Sülfametoksazol-Trimetoprim
  • Tetrasiklin
  • Klindamisin
  • Azitromisin
  • Doksisiklin

Bu listede en yaygın olarak kullanılan antibiyotikleri sıraladık ancak köpeğiniz için hangi antibiyotiğin uygun olduğuna, ilacı ne süreyle kullanması gerektiğine ve antibiyotiğin dozuna kesinlikle veteriner hekiminiz karar vermelidir.

Antibiyotikler Nasıl Etki Gösterir?

Her antibiyotik, bakterileri yok etmek için farklı bir mekanizma kullanır. Bazı antibiyotikler bakterinin hücre duvarı oluşturmasını engelleyerek etki gösterir, bazıları bakteri zarlarını çözerek ve bazıları bakterilerin protein oluşturma veya DNA’yı kopyalamasına izin vermeyerek etki gösterirler.

Bu nedenle, en etkili tedavi ve antibiyotik seçim yolu enfeksiyon için  kültür yaptırmak ve tam olarak ne tür bir enfeksiyon olduğunu bilmektir. Bununla birlikte,  kültür sonuçları bize, enfeksiyonun hangi antibiyotiğe dirençli hangi antibiyotiklere duyarlı olduğunu verir.

Antibiyotik Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kültür yaptırmak ve buna göre antibiyotik seçimi yapmak tedaviye başlamanın en ideal yoludur. Ancak bazen veteriner hekiminiz buna ihtiyaç duymadan da geniş spektrumlu bir antibiyotik başlayabilir. Bazen ise köpeğinizin hastalığının spesifik bir tedavisi gereği belirli antibiyotikleri kullanması gerekir. Veteriner hekiminiz köpeğinizdeki sorunu tespit ettikten sonra onun için en doğru yönteme başvuracaktır.

Sizlerin yapması gerekenler ise veteriner hekiminizin reçete ettiği antibiyotiği doğru dozda ve onun söylediği saatlerde aksatmadan kullanmaktır. Örneğin sabah akşam kullanılması gereken antibiyotikler, sabah hangi saatte verildi ise akşam da o saatte uygulanmalıdır. Reçete edilen süre boyunda eksiksiz uygulanmalıdır.

Köpeklerde Antibiyotiklerin Aşırı Kullanımı

Köpeğiniz ihtiyacı olan süreden daha uzun ya da daha fazla miktarda antibiyotik kullandığında köpeğinizde o antibiyotiğe karşı direnç gelişebilir. Antibiyotik direnci, bakterilerin onları öldürmek için tasarlanmış ilaçlara karşı hayatta kalma yeteneğini geliştirmesi ve enfeksiyonların tedavi edilememesiyle sonuçlanır.

Kaçırılan Dozlar

Çoğu antibiyotik günde bir ila dört kez uygulanır, ancak bir doz vermeyi unuttuğunuz durumlarda oluşabilecek sorunlar, ilaca ve tedavi edilen enfeksiyona bağlı olarak değişkenlik gösterir. Çoğu durumda bekleyip bir sonraki dozu düzenli olarak planlanan zamanda uygulayabilirsiniz. Antibiyotikler geniş bir güvenlik marjına sahiptir. Bu nedenle evcil hayvanınıza bir tane vermeniz gerektiğinden birkaç saat sonra ve ardından bir sonrakini uygun zamanda vermeniz genellikle bir soruna neden olmaz. Yan etki oluşturma riski olduğundan kaçırdığınız dozları telafi etmek için asla iki katında doz vermemelisiniz.

Bunun dışında köpeğinizde ciddi bir enfeksiyonu varsa ve bir dozu kaçırdıysa, kandaki antibiyotik seviyelerinin düşmesine izin vermek akıllıca olmayabilir; bu durumda tavsiye için veteriner hekiminize başvurmanız en iyisidir.

köpeklerde antibiyotik

Antibiyotiklerin Köpeklerde Görülen Yan Etkileri

Çoğu antibiyotik benzer yan etkilere sahip olmasa da, tüm antibiyotikler aynı yan etkilere sahip değildir. Neyse ki, çoğu antibiyotik genellikle güvenlidir ve köpekler üzerinde nadiren ciddi yan etkiler oluşturur.

 

Alerjik reaksiyon

Köpeklerin antibiyotiklere karşı alerjik reaksiyonları olabilir. İnsanlar gibi, köpekler de herhangi bir zamanda herhangi bir ilaca alerji geliştirebilir, bu nedenle belirli bir antibiyotiğin daha önce kullanılmış olması, gelecekte alerjik reaksiyona neden olmayacağı anlamına gelmez.

Alerjik reaksiyon belirtileri hafif ila şiddetli arasında değişir ve antibiyotiği aldıktan hemen sonra (anafilaksi) veya daha sonra ortaya çıkabilir. Alerjik reaksiyon belirtilerinden bazıları aşağıdadır;

  • Yüz bölgesinde şişlik
  • Tüy dökülmesi ve alerjik dermatit
  • Nefes almada zorluk
  • Nöbetler
  • Aşırı salya
  • Kusma
  • İshal

Köpeğinizin nefes almada güçlük çektiğini veya yüzünde şişlik olduğunu fark ederseniz, onu hemen en yakındaki açık veteriner kliniğine götürmelisiniz. Yolda olduğunuzu bildirmek için veteriner hekiminizle iletişime geçmeniz faydalı olacaktır.

Tedavi genellikle reaksiyonu durdurmak için steroidler ve antihistaminikler enjeksiyonu ve gerektiğinde destekleyici bakımı (oksijen tedavisi, sıvılar, vb.) içerir.

Gastrointestinal (Sindirim Sistemi) Bozukluklar

Bazı antibiyotikler mide bulantısı, kusma, ishal ve iştah kaybına neden olur. Genellikle bu belirtileri antibiyotiğe başladıktan sonraki bir veya iki gün içinde fark etmeye başlayacaksınız. Yiyeceklerle birlikte antibiyotik verilmesi bazı köpekler için bu komplikasyonları en aza indirebilir. Bununla birlikte, antibiyotikler yemekle birlikte verildiğinde bile köpeğiniz GI rahatsızlığı yaşıyorsa, tavsiye için veteriner hekiminizle iletişime geçiniz. Veteriner hekiminiz, köpeğinizin kullandığı antibiyotiği değiştirebilir ya da gastrointestinal belirtilerini hafifletmek için tedaviye başka ilaçlar eklemek isteyebilir.

köpeklerde antibiyotik

 

Köpeklerin Florasındaki Dengesizlikler

Bakterileri enfeksiyondan öldürmenin dışında, antibiyotikler vücuttaki sağlıklı bakterileri de yok edebilir. Köpekler de insanlar gibi vücutlarında, özellikle gastrointestinal kanalda ve deride faydalı floraya (probiyotikler) sahiptir. Bu mikroorganizmaların vücudu dengede tutmak için temel işlevleri vardır. Köpeğin bağışıklık sistemini destekler, sindirime yardımcı olur ve hatta gerekli vitamin ve besinleri üretmeye yardımcı olurlar.

Antibiyotikler vücuda girdiğinde genellikle hem yararlı hem de zararlı bakterileri yok ederler.  Bağırsak dengesizliği nedeniyle ishal gibi sindirim sistemi problemleri yaşayabilirler. Vücuttaki bu dengesizliklerin etkileri antibiyotik tedavisine başladıktan haftalar sonra ortaya çıkmayabilir.

Mikrobiyom dengesizliğini önlemek veya tedavi etmek için veteriner hekimler genellikle özellikle köpekler için üretilmiş probiyotik takviyelerin kullanılmasını tavsiye edebilirler. Veteriner hekiminiz, köpeğinizin mevcut durumu için en iyi probiyotik türünü önerecektir.

Bazı antibiyotik sınıfları, ataksi (dengesiz yürüyüş), başın bir tarafa eğilmesi, nistagmus (istemsiz hızlı göz hareketi) ve hatta nöbetler gibi nörolojik etkilere neden olabilir . Metronidazol, bu potansiyel yan etkilere sahip olduğu bilinen yaygın olarak kullanılan bir antibiyotiktir.

Köpeğinizde herhangi bir nörolojik anormallik fark ederseniz, antibiyotik kullanımını durdurun ve derhal veteriner hekiminiz ile iletişime geçin.

 

Antibiyotik direnci

Antibiyotik direnci,  insanlarda ve hayvanlarda büyük bir endişe kaynağıdır. Bakteriler, onu yok etmek için kullanılan antibiyotikten daha güçlü hale geldiğinde ortaya çıkar. Bakteriler büyür ve çoğalır, bu da enfeksiyonu daha da kötüleştirir ve tedavi edilmesini zorlaştırır.

Veteriner hekimler, gerektiğinde kültür yaparak, bakteriler için en uygun antibiyotiği reçete ederek, doğru dozu seçerek ve uygun tedavi süresini önererek antibiyotik direncini önlemeye çalışırlar. Bu nedenle, köpeğiniz daha iyi görünse bile, önerilen tedavi süresi boyunca antibiyotik tedavisini sürdürmeniz çok önemlidir.

Antibiyotikler önce öldürülmesi en kolay bakterileri yok eder, ancak her zaman bir antibiyotiğin ilk etkilerinden kurtulabilen bazı bakteriler olacaktır. Bu daha dirençli bakteriler öldürülmeden önce antibiyotik durdurulursa, çoğalırlar ve önceki nesilden daha dirençli bir bakteri nesli oluştururlar. Bu süreç bazen, yanlışlıkla o antibiyotiğe yanıt vermeyecek kadar güçlü bakteriler yarattığımız noktaya kadar tekrarlanır. İşleri daha da kötüleştirmek için, bazı bakteriler dirençlerini doğrudan diğer bakterilere geçirebilir.

Örneğin, köpeğinizin bir enfeksiyonu var. Ona bakterilerin %99,999’unu öldüren bir antibiyotik veriyorsunuz ki bu genellikle iyidir çünkü bu kadarını öldürmek bağışıklık sisteminin devreye girmesine ve gerisini halletmesine izin verir. Ama evcil hayvanınız iyi görünüyor ve son birkaç dozu unutup atlıyorsunuz.

Ne yazık ki, bakterilerin %99,999’unu öldürmek yeterli değildir çünkü enfeksiyonda birkaç trilyon bakteri organizması varsa, kalan %0,001’lik kısım hala milyonları bulabilir. Antibiyotiğin yokluğunda, kalan bakteriler gelişebilir ve bir enfeksiyon belirtileri fark ettiğinizde ondan kurtulmak daha zor olacaktır. Evcil hayvanınıza veya bir insan aile üyesine her antibiyotik verdiğinizde, verilen tüm hapları belirtilen zaman diliminde bitirdiğinizden kesinlikle emin olun, hasta kendini daha iyi hissetse bile. İlaca dirençli enfeksiyonlar, örneğin metisiline dirençli Staphylococcus aureus’un (MRSA ) tedavisi daha zordur, ancak derhal tedavi edilirse sıklıkla başarılı bir şekilde çözülebilirler.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Böyle bir durum kullandığınız ilaca göre tehlikeli olabilir. Bazı antibiyotikler böbreklere, karaciğer gibi bazı organlar için toksik etki gösterebilir. Bu durumda veteriner hekiminizi arayıp bilgi vermeniz köpeğiniz için en iyisidir. Bunun dışında köpeğinizde alerjik reaksiyon şekillenebilir veya kusma ishal gibi sindirim sistemi bozuklukları meydana gelebilir.

Doz atlamak köpeğinizin antibiyotiğe karşı direnç oluşturma riski doğurur. Bu yüzden antibiyotikler çok dikkatli kullanılmalıdır. Böyle bir durumda normal saatinde köpeğinize ilacını vermeye devam edin. Diğer dozu fazla vermek yan etki oluşturma riskini arttıracağından yapılmamalıdır.

Köpeklerde antibiyotikler ağızdan, damariçi, derialtı veya kas içi yolla uygulanabilir. Buna kullanacağı ilaca ve enfeksiyonun şiddetine göre veteriner hekiminiz karar verir.

Antibiyotikler, köpeklerde bakteriyel,  mikoplazma, riketsial ve protozoal bir çok mikroorganizmanın oluşturduğu enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılır. Köpekler için sıkça gerek duyulan bir ilaç türüdür.

Evet çoğu antibiyotik ilacın tok karnına verilmesi tavsiye edilir. Bunun sebebi kusma ve ishal gibi yan etkileri en aza indirmektir. Ayrıca bazı ilaçlar aç karnına verildiğinde mide duvarına zarar verebilir.

  • Mide bulantısı.
  • Kusma.
  • İshal.
  • İştah kaybı.
  • Maya enfeksiyonları.
  • Alerjik reaksiyon (sıklıkla kurdeşen veya döküntü, daha az sıklıkla nefes almada güçlük/anafilaktik şok)

Birçok veteriner tarafından kullanılan tipik bir dozaj, pound başına 5 ila 10 mg’dır. Bu, 50 kiloluk bir köpeğin günde iki kez 500 mg alması gerektiği anlamına gelir. Bu genellikle 10 ila 14 gün süreyle verilir . Bazen bu süre daha da uzatılabilir.

Antibiyotiklerin en sık görülen yan etkileri sindirim sistemini etkiler. Bunlar yaklaşık 10 kişiden 1’inde olur.

  • kusma.
  • mide bulantısı (kusabileceğinizi hissetmek)
  • ishal.
  • şişkinlik ve hazımsızlık.
  • karın ağrısı.
  • iştah kaybı.

Birçok evcil hayvanda antibiyotikler uyuşukluğa, mide bulantısına ve/veya iştah kaybına neden olabilir ve bu da evcil hayvanınızın yemeğini yemeye daha az ilgi duymasına neden olabilir. Ancak evcil hayvanınızın yemeye devam etmesi çok önemlidir, çünkü vücudunun enfeksiyonla savaşmaya ve hasarlı hücreleri onarmaya devam etmek için enerjiye ihtiyacı vardır.

Yemekle birlikte veya yemeksiz verilebilir , ancak aç karnına verildiğinde kusma meydana gelirse, sonraki dozları yemekle birlikte verin. Aksi belirtilmedikçe ilacı belirtilen sürenin tamamı boyunca verin.

ilk dozdan 1 ila 2 saat sonra etkisini göstermeye başlar . Köpeğinizin durumu birkaç gün içinde düzelmelidir. Bununla birlikte, yeniden enfeksiyon ve antibiyotik direncini önlemek için köpeğinize veterinerinizin talimatlarına göre tam antibiyotik kürü verdiğinizden emin olun.

Çiğ evcil hayvan mamasına bulaşma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Kaynak: https://www.fda.gov/animal-veterinary/animal-health-literacy/get-facts-raw-pet-food-diets-can-be-dangerous-you-and-your-pet

Köpeğim veya kedim antibiyotiklerle aynı anda probiyotik alabilir mi? Daha önce belirtildiği gibi, probiyotik kullanımı aslında antibiyotik tedavisinden sonra normal bir bağırsak florasının iyileşmesine yardımcı olabilir .
Genellikle hayat kurtaran ilaçlar olsa da, antibiyotikler yalnızca tehlikeli bir enfeksiyonla savaşmakla kalmaz, aynı zamanda ‘iyi’ bakteriler üzerinde de benzer etkiye sahip olabilir.

Neyse ki, çoğu antibiyotik genellikle güvenlidir ve köpekler üzerinde nadiren ciddi etkilere sahiptir .

Yorum & Görüşünüzü Bildirin.

Yorumlar

Zerda
May 8, 2022 / 13:05

Benim köpeğime üç hafta önce kanlı ishal teşhisi konuldu barınakta tedavisi yapıldı ve iyileştiği o soylediler fakat ertesi gün ishal yaptı birkaç saat arayla üç saat halsizlesti iştahi azaldı ve burnundan yeşilimsi sümük akiyir bu önceki hastalığıyla ilgili olabilir mi ya da soğuk algınlığı grip türünde bir şey olmuş olabilir mi veterinere götürmeye durumum yok evde yapabileceğim bir şey var mi ya da eczaneden alabileceğim ilaç. Yardımcı olun lutfen


Veteriner Hekim
May 10, 2022 / 15:20

İlk olarak çok geçmiş olsun köpeklerde kanlı ishal, teşhis edilip tedaviye başlandıktan ortalama 1 hafta içerisinde iyileşir ya da köpeğin ölümüne sebep olur. Dışkının hala ishal olması ve burnundan gelen yeşil akıntı, başka bir hastalık yaşıyor olma ihtimalini güçlendiriyor. Maalesef köpeğinizi muayene etmeden herhangi bir ilaç tavsiyesinde bulunamayız. Ama özellikle yavru ve aşısız köpeklerde bir çok ölümcül hastalık riski olduğu için en yakın zamanda bir veteriner kliniğine ya da barınağa götürmenizi tavsiye ederim.


Rahsan
May 16, 2022 / 12:19

Sokak köpeği sanırım melez ama pitpul melezi gibi karların içine atılmış dağlık alanda yoldan aracıyla geçerken buldum.yasini bilmiyorum belediye veteriner ilgilenmedigi için eve getirdim internetten araştırdım gözleri ameliyat istiyor ve derisi çok kizarik kasiyip yara yapıyor veterinere gitmeden derisi için ne yapabilirim


irfan Akmehmet
May 28, 2022 / 01:21

Öncelikli olarak veterinere getirmenizde fayda var.


Hasan
Haz 20, 2022 / 17:58

Köpeğimde 3 senedir sıcakların başlamasıyla yüzünde kanlı ve ıslak tüyleri sertleştirsen deri hastalığı meydana geliyor.Veterinerin verdiği aşılarla düzeliyor ama her sene tekrarlıyor


Veteriner Hekim
Haz 21, 2022 / 11:41

Geçmiş olsun. Bahsettiğiniz probleme bir çok sorun sebep olabilir. Ancak anladığım kadarıyla mevsimsel olarak şekillendiğinden alerji kaynaklı ya da sıcaklarda daha fazla görüldüğünden uyuz ya da pire etkenlerine kaşı derinin reaksiyonu olabilir. Veteriner kliniğinde derisinden örnekler alınıp sonuçlara göre bir tedavi uygulanırsa daha uygun bir çözüm bulabilirsiniz.


nargiz
Ağu 14, 2022 / 22:10

merhaba kopegimin gulaginda kahve rengi akinti var antibiotike bashladik kopegim 2 yasinda 15 kiloluk pudel. augmentin 625mg gunde 2 kere yarim tablet kullaniyoruz. sizce dozu fazlamidir?


Veteriner Hekim
Ağu 15, 2022 / 12:34

Evet fazla köpeğinize hekiminize sormadan vereceğiniz insan ilaçları ciddi problemlere sebep olabilir. Kullandığınız doz da neredeyse 2 katı fazla. Ayrıca kulak akıntısı, ağızdan antibiyotik gerekmeden lokal ilaçlar ile iyileşebilir. Eğer ağızdan kullanılacak kadar ciddiyse ise antibiyotik seçimini farklı olmalı. Tavsiyemiz köpeğinizi veteriner hekiminize götürüp onun yönlendirmelerine uymanızdır. Geçmiş olsun


Emre
Eyl 10, 2022 / 23:31

Merhabalar köpeğim lomber bölge sağ tarafına dokundurmuyor yaklaşık 1 saat sonrada titremeye başladı keyifsiz köşede öylece otururyor ve titremesi durmuyor. 3 gün önce sağ patisinde şişlik oluşmuştu veterinere götürdük yürüyen ot olabilir denildi. Antibiyotik iğne uygulandı. Patisindeki enfeksiyonlu bölgeye fucidin h sürüyoruz. Problem iğneden veya antibiyotikten kaynaklanmış olabilir mi? Ayriyetten bu durumun başka bir sebebi olabilir mi?


Veteriner Hekim
Eyl 11, 2022 / 00:02

Bazı antibiyotikler uygulanan bölgeden birikme yapıp bir süre uygulanan bölgede hassasiyete sebep olabilirler. Ancak bu kadar uzun süre titremesi başka bir sebepten olduğunu düşündürüyor. Veteriner hekiminizle iletişime geçmenizi titremeleri geçmediyse de neyi olduğunu anlayabilmek adına 24 saat açık bir veteriner kliniğine gitmenizi tavsiye ederiz. Geçmiş olsun.