Kedilerde ataksi – Belirtileri ve tedavisi

27 Şubat 2022
708
Kedilerde ataksi – Belirtileri ve tedavisi

Kedinizin ayaklarını kontrol edemediğini ya da aniden sarhoş gibi yürüdüğünü fark ettiniz mi? Eğer öyleyse, kediniz ataksiden mustarip olabilir. Kedilerde ataksi, özellikle evcil kedilerde daha sık görülen bir sağlık sorunudur ve bazı durumlarda tedavisi için tıbbi müdahale gerektirebilir.

Ataksi, kedilerde en yaygın gözlemlenen nörolojik problemlerin başında gelmektedir. Kedilerde ataksinin nedenleri, semptomları ve tedavisi hakkında daha fazla bilgi edinmek için yazımızı okumaya devam edin…

Kedilerde ataksi nedir?

Ataksi, kedilerin başını, kol ve bacaklarını ya da gövdesini etkileyen, koordinasyon kurmasını engelleyerek denge kaybının ortaya çıkmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Ataksi, sinir sisteminin duyusal fonksiyonlarının azalarak görevini tam olarak yerine getirmemesinden dolayı ortaya çıkar ve bu da çok çeşitli hastalıkların uzantısı olarak görülebilir.

Ataksi, başlı başına bir hastalıktan ziyade bir semptom olarak kabul edilir ve çeşitli sağlık problemlerinin bir yansıması olarak ortaya çıkar. Özellikle bir hayvanın vücudunun hareketlerinden sorumlu olan kısımlarda meydana gelen problemler neticesinde ortaya çıkar.

Ataksinin farklı türleri bulunmaktadır ve bu farklı formlar arasındaki ayrım, nörolojik muayene bulgularına dayanır ve oldukça basit olmaktadır. Kedilerde üç ana ataksi türü görülebilir:

  1. Vestibüler ataksi: Vestibüler sistem kedinin iç kulak ve beyin sapında bulunur ve görevi dengeyi, yukarı ve aşağı hissini korumaktır. Vestibüler ataksi olan kedilerde genellikle başın eğilmesi, düşme ve yuvarlanma gibi durumlar ortaya çıkar. Bu kediler genellikle aşırı uykulu ya da sakin görünürler. Sorun genellikle tek taraflıdır ve kedi başını nereye eğiyorsa problem o tarafta görülür.
  2. Duyusal (spinal ya da proprioseptif) ataksi: Duyusal ataksi, genellikle omurilikte meydana gelen sorunlardan, özellikle de omurilik sıkışmasından dolayı ortaya çıkan bir durumdur. Bu ataksi türü genelleştirilmiş proprioseptif ataksi olarak da adlandırılır. Bu sorundan mustarip olan kediler, ayaklarının nerede olduğunu bilemez ve ayaklarının boşlukta olduğu hissine kapılırlar. Bu durumda da kedinin ayak parmakları boğumlanır ya da ayak ayak üstüne atar.
  3. Serebellar ataksi: Kedinin ince motor hareketlerini ve güç düzeyini kontrol eden kısmı beyinciktir. Serebellar ataksi olan kedilerde uzuvların, gövdenin ve başın koordine olmayan hareketleri meydana gelir. Serebellar ataksi ile boğuşan kediler genellikle heybetli bir duruşa sahiptir ve geniş adımlar atarak hareket eder. Baş veya vücutta titreme, sallanma gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Ayrıca zıplamada da zorluk yaşayabilirler. Serebellar ataksi, klinik belirtilerin en kolay bir şekilde ayırt edildiği ve tanımlanması en kolay sendromlardan biridir.

Kedilerde ataksi belirtileri nelerdir?

Kedilerde ataksi belirtileri

Kedinizde ataksi olduğunu düşündürecek belirtilerin aralığı ve şiddeti, ataksinin tipine ve oluşum nedenine bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Genel olarak ataksisi olan kedilerde şu belirtiler ve davranışlar gözlenir:

  • Titrek bir yürüyüş
  • Ayak parmaklarının altında kıvrılma gibi ince motor becerilerinde sorunlar
  • Sakarlıklar
  • Artan uyuşuklukla birlikte sarhoş gibi bir görünüm
  • Başını eğme ve eğilme
  • Zayıflama
  • Anormal derece geniş adımlar atma (hipermetri)
  • Yürümek yerine zıplıyormuş gibi küçük adımlar atma (hipometri)
  • Titreme
  • Mide bulantısı (Kronik ataksisi olan kediler zamanla bu duruma uyum sağladığından mide bulantısı yaşama ihtimalleri daha düşük olmaktadır)
  • Kusma
  • Nistagmus adı verilen anormal göz hareketlerine sahip olma
  • Davranışlarda anormallikler
  • Sürekli miyavlama
  • İdrar yapma ve dışkılamada zorlanma
  • Hareket etmeye karşı isteksiz ve korkak davranma

Kedilerde ataksi nedenleri nelerdir?

Kedilerde ataksinin nedenleri sorunun bulunduğu yere bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir. Bazı durumlarda kapsamlı testler yapılsa bile tek bir neden belirlenemez, ancak veterinerin bir tedavi planı ortaya çıkarabilmesi için mümkün olduğunca fazla nedeni ekarte etmek çok önemlidir.

Kedilerde ataksinin nedenleri türüne ve ortaya çıktığı yere göre şu şekilde sıralanabilir:

Omuriliğe bağlı nedenler

  • Omurilikte dejeneratif miyolepati olarak adlandırılan doku kaybı
  • Omurilikte fibrokartilajinöz emboli olarak adlandırılan “inme” durumu
  • Omurilikte ya da omurgada yapısal ya da gelişimsel anormallikler
  • Omurga ya da omurilikte ortaya çıkan tümör oluşumları
  • Omurlarda ya da omurlar arasında bulunan disklerde enfeksiyon ortaya çıkması
  • Omurilik iltihaplanması
  • Omurilik travması
  • Omurgadaki kararsızlık nedeniyle omurilikte baskının oluşması
  • Omuriliğin korunmasını sağlayan omurilik kanalının daralması

İç kulağa bağlı nedenler

  • Orta veya iç kulak enfeksiyonları
  • Geriatrik vestibüler hastalık
  • Kulak ya da kafatasında bulunan tümörler
  • Baş veya kulak travmaları
  • Kedilerde FIP veya mantar enfeksiyonu

Beyin sapına bağlı nedenler

  • Kedi distemper virüsü gibi enfeksiyonlar
  • Enflamasyon
  • Çok yaygın olmasa da tiamin eksikliği
  • Bir antibiyotik olan metronidazol toksisitesi

Beyinciğe bağlı nedenler

  • Beyincikte meydana gelen dejeneratif değişiklikler
  • Beyincik veya çevresindeki kafatasının az gelişmişliği ya da malformasyonu gibi yapısal değişiklikler
  • Beyin tümörü
  • Beyinde meydana gelen enfeksiyon veya iltihaplanmalar
  • Antibiyotik toksisitesi
  • Beyin kanaması
  • Menenjit
  • Böcek ısırıkları
  • E vitamini eksikliği

Ataksinin diğer çeşitli nedenleri

  • Kan hücre sayısındaki anormal yükselme ya da düşme
  • Potasyum, kalsiyum veya glikoz (kan şekeri) seviyesindeki düşüklük
  • Kalp/dolaşım ya da solunum yolu hastalıkları
  • Anemi
  • Elektrolit bozuklukları

Kedilerde ataksi nasıl teşhis edilir?

Kedilerde ataksi teşhisi

Ataksinin çok farklı nedenleri olabildiğinden, uygun teşhisin konması zorlaşmaktadır ancak teşhis konması, uygun tedavinin belirlenebilmesi için çok önemlidir. Teşhis sürecine yardımcı olması ve teşhisin daha hızlı konabilmesi için veterineriniz sizden kedinizin tıbbi geçmişi hakkında bilgi isteyecektir. Veterinere kedinizin kullandığı tıbbi ilaçlar, geçirdiği hastalıklar ya da olası toksinlere maruz kalma ile ilgili detayları paylaşmanız faydalı olacaktır. Aynı zamanla veteriner sizden kedinizin beslenmesi ile ilgili bilgileri de isteyecektir.

Eğer kedinizde şiddetli travma belirtileri gözlenirse, önce kedinizi tehdit eden yaralanmalar ele alınarak bunların tedavisi sağlanacaktır. Veteriner kedinizde gözlenen bütün semptomları not ederek, bunları en yakın uyum bozukluğuyla eşleştirmeye çabalayacaktır. Diğer bütün olasılıkların belirlenmesi için veteriner kapsamlı bir fiziki muayene gerçekleştirecektir.

Ataksinin tipi (duyusal, vestibüler veya serebellar) belirlendikten sonra nedeninin belirlenmesi için gerekli olan testler yapılacaktır. Olası bir kanserin belirtilerinin ortaya çıkmasını amaçlayan tam kan sayımı da dahil olmak üzere kan testlerinin yapılması gerekecektir. Biyokimyasal profil ve idrar tahlili ile muhtemel iltihaplanmalar ve vücuttaki mineral seviyelerinin anormal olması durumunda bunun organlara nasıl etki ettiğini gösterebilir.

Polip, enfeksiyon ya da yabancı cisimlerin varlığının araştırılması için orta kulağın otoskopik muayenesi de gerçekleştirilebilir. Beyin ve omurilik bölgesi iyi bir şekilde taranarak burada olabilecek tümörlerin veya sıvı birikintilerinin varlığını tespit etmek için röntgen veya ultrason gerekebilir. Kediniz aynı zamanda parazit, virüs, bakteri ve mantar gibi hastalık yapıcı unsurlara yönelik de test edilmelidir.

Kedilerde ataksi nasıl tedavi edilir?

Kedilerde ataksinin tedavisi için tercih edilecek uygun tedavi süreci, sorunun altında yatan nedenin teşhisine ve sorunun nerede olduğuna bağlı olarak değişecektir. Birçok ataksi vakasında kedinizin hastanede bir süre yatması gerekebilir. Kedinizin hastanede yatması gerekip gerekmediğine veterinerin kapsamlı muayenesinden sonra karar verilecektir.

Destekleyici bakım

Ataksiye neden olabilen birçok enfeksiyon ya da yaralanma vakalarında, kedinin sağlık durumunun stabilite kazanması için destekleyici bakım gerekir. Destekleyici bakım çoğunlukla intravenöz sıvı uygulamasını, tüple beslemeyi ve kedinin genel konforunu korumak için yaşam alanındaki bazı düzenlemeleri içerir. Bu yöntemler genellikle kedinizin yeme ve içme gibi yaşamsal fonksiyonlarını yerine getirirken sorun yaşadığı durumlarda tercih edilir. İdiopatik ataksi ya da bilinen bir nedeni olmayan ataksi vakalarında, bulantıyı önleyici ilaçlar gibi destekleyici tedavi yöntemlerine de başvurulabilmektedir.

Antibiyotik tedavisi

Bakteriyel bir enfeksiyonun ya da yaralanmanın ataksiye neden olduğunun tespit edilmesi durumunda spesifik antibiyotikler tedavi için kullanılabilir. Antibiyotik tedavisi 1 hafta ile 4 hafta arasında sürebilir.

Ameliyat

Ataksi nedeninin tümör ya da polip olarak belirlendiği durumlarda, mümkünse cerrahi müdahale ile polip ya da tümörün çıkarılması gerekebilir. Ameliyatın gerekli görüldüğü durumlarda uygulama için genel anestezi kullanımı gerekmektedir.

İlaç tedavisi

Diyabet veya hafif düzeydeki hidrosefali gibi vakalarda, ilaç tedavisi ile hafifletilebilir. İlaçlar genellikle durumun ortadan kalkmasını sağlamaz ancak kedinizin rahatlamasını ve yaşam kalitesinin artmasını sağlayacaktır.

Kedilerde ataksi iyileşir mi?

Kedilerde ataksinin iyileşmesi ve genel prognoz, kedinizin tanımlanan sağlık durumuna bağlı olarak değişecektir. Serebral hipoplazi gibi bazı iyi huylu sorunlar kedinizin yaşam süresini etkilemez. Kedinin kafa travması geçirmesi durumunda, herhangi bir beyin hasarı kalıcı olabilir ve kediniz ömür boyu denge problemleri yaşayabilir. Lizozomal depo hastalığı, şiddetli hidrosefali, kedi enfeksiyöz peritonit ya da glikojen depo hastalığı gibi ağır vakalar kedinizin ölümüne dahi yol açabilir. Tabi bahsettiğimiz bu hastalıklar kedilerde çok sık görülmez.

Ataksinin iyileşmesi ya da ömür boyu sürecek olması vakadan vakaya değişkenlik gösterir ve bunun belirlenmesi veteriner muayenesi sonucu anlaşılır. Bazı ataksi vakaları kendiliğinden ya da tedavi sonucunda ortadan kaybolabilirken, bazı vakalarda ise ölümcül sonuçlar ortaya çıkabilmekte ya da ömür boyu tedavi gerekebilmektedir. Ataksi ne kadar erken teşhis edilir ve tedavisine başlanırsa kedinizin normal bir yaşam sürme olasılığı da o denli artacaktır.

Ataksisi olan kedilere nasıl davranılmalıdır?

Ataksi olan kedilere nasıl davranmalı

Kedilerde ataksi tedavisinde kedi sahiplerinin de dikkat etmesi gereken bazı konular bulunuyor. Bu konuları şöyle sıralayabiliriz:

  • Yaşam alanını düzenleyin: Ataksisi olan kedilerde bazı ataksi türlerinde kedi sahiplerinin yaşam kalitesini korumak için destekleyici bakım önerilerine dikkat etmesi gerekebilir. Kedinizin konforunu arttırmak için ona rahat bir yaşam alanı oluşturmak çok önemlidir.
  • Risk faktörlerini ortadan kaldırın: Ataksisi olan kediler denge kaybı yaşadıklarından herhangi bir yükseklikten düşmemeleri veya yaralanmamaları için yaşam alanındaki yüksekliklerin ortadan kaldırılması ve diğer riskli faktörlerin de yok edilmesi çok önemlidir. Özellikle de açık pencereler ve çıkıntılar çok tehlikeli olabileceğinden kedinizi kontrol altında tuttuğunuzdan emin olmalısınız. Kedinizin mamaya ve kum kabına ulaşmasını da kolaylaştırmalı ve bunları kedinize yakın bir noktaya konumlandırmalısınız.
  • Reçeteli ilaçları uygulayın: Kedinizin iyileşmesi için sizin de bu konuda gayretli olmanız gerekmektedir. Kedinize reçete edilen ilaçları her gün zamanında verdiğinizden emin olmalı ve ilaca dair kullanma talimatlarını harfiyen yerine getirmelisiniz. Kedinizin ilacı almayı reddetmesi durumunda kedinizin hastaneye yatırılarak veteriner kontrolünde tedavisine devam edilmesi gerekebileceğini unutmayın. Bu tür bir sorunla karşılaşmanız durumunda veterinerinizle durumu paylaşmaktan çekinmeyin.
  • Kedinizi yatak yaralarından koruyun: Şiddetli ataksisi olan kediler pek fazla hareket etmezler ve uyuşuk bir yapıda olurlar. Bu, ataksisi olan bir kedinin uzun süre oturmaktan veya aynı pozisyonda yatmaktan dolayı yatak yaraları geliştirmesine neden olabilir. Bunun önüne geçmek için kedinizi birkaç saatlik aralıklarla diğer tarafına çevirmeniz gerekebilir. Bunu yaparken kedinizi üzmemeye gayret edin ve nazik olun. Kedinizi çok hızlı hareket ettirmeye çalışmak kedinizin kaygısını arttırabilir ya da kusmasına neden olabilir.
  • Kedinizin çöp kutusunu kullanmasına yardımcı olun: Ataksisi olan kediler tuvaletini yaparken zorlanabilir. Bu da kedinizin çöp kovasının dışına idrarını yapmasına neden olabilir. Bunu önlemek ve tuvalete düzgün bir şekilde gidebildiğinden emin olmak için birkaç saatlik periyotlarla kedinizi kum kovasının yanına götürmelisiniz.

Kedilerde ataksi bulaşıcı mıdır?

Enfeksiyona ve yaralanmalara bağlı durumlarda ataksinin bulaşıcı olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışındaki vakalarda ise ataksinin bulaşıcılığından bahsetmek doğru olmayacaktır.

Ataksisi olan bir kedi ne zaman veterinere götürülmelidir?

Son zamanlar kedinizin davranışlarında gariplik görüyorsanız, yürümesinde dengesizlikle gözlemlediyseniz ve uyuşuk olduğunu düşünüyorsanız en kısa sürede veteriner tarafından kontrol edilmesini sağlamalısınız. Ancak bir veterinerin teşhisi ve tedavisi ile kediniz sağlığına kavuşabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kedi ataksisinin uzunluğu nedenine bağlı olarak değişir. Tedavi edilebilir bir rahatsızlıktan dolayı ortaya çıkan ataksi vakaları birkaç gün içinde geçebilir. Bir kedi ataksiye neden olan serebellar hipoplazi ile dünyaya gelmişse bu, ömür boyu ataksiden mustarip olacağı anlamına gelir. Sebebi belirsiz ataksiler de genellikle birkaç gün içinde ortadan kalkar.

Ataksinin tedavi edilip edilemeyeceği ataksinin nedenine bağlıdır. Enfeksiyon, tümör, toksisite gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkan ataksinin tedavisi mümkündür. İdiyopatik ataksi de bir süre sonra kendiliğinden geçebilir. Ancak bazı ataksi türleri tedavi edilemez ve kedinin ömür boyu kontrol altında tutulması gerekebilir.

Ataksi veteriner tarafından gerçekleştirilecek kapsamlı fiziksel ve nörolojik muayenenin ardından teşhis edilebilir.

Yorum & Görüşünüzü Bildirin.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.